Dini Yazılar | İslamiyet | Kuran | İlahiler | Dini Videolar | Dini Bilgiler |

İbadetlerde İhlas ve Samimiyet

Muhterem Müslümanlar!

Varlıkların en şereflisi olan insanın yaratılış gayesi, Cenabı-ı Hakk’ın lütfettiği sayısız nimetlerine karşı bir şükür borcu olarak, O’na iman ve ibadet etmektir. Dinimizde ibadetlerin makbul olması ise, belirli şartlara bağlanmıştır. Bunların başında ibadetlerin usulüne uygun olarak yapılması ve sadece Allah rızası gözetilerek, ihlâs ve samimiyetle yerine getirilmiş olması gelmektedir. Bu durumda ihlâs; iman, ibadet, ahlak ve salih amel gibi her türlü hayırlı faaliyetlerin; insanların övme ve yermesini düşünmeksizin, kalbi her türlü gösterişten, çıkar kaygısından ve dünyevi maksatlardan uzak tutarak, sırf Allah rızası için samimi bir niyetle yapmaktır. Cenab-ı Hak konuyla ilgili olarak şöyle buyurmuştur: “Ey Resulüm de ki; ben Allah’a onun dininde ihlâs sahibi olarak ibadet etmekle emrolundum.” (1)

Sevgili Peygamberimiz (S.A.V)’de bir hadislerinde “Amelin ihlâslı olsun, az da sana yeter.” (2) Buyurmak suretiyle, ibadetlerde asıl olan sayı çokluğundan ziyade, ibadetlerin özünü ve ruhunu teşkil eden ihlâs ve samimiyetin önemine dikkat çekmiştir.

Değerli Mü’minler!

ihlas ve samimiyetSevgili peygamberimizin biz ümmeti hakkında en çok korkup, titrediği hususlardan biri de riyadır. Nitekim; bu endişesini bir hadislerinde şöyle ifade etmiştir. “Ümmetimin şirke düşmesinden korkuyorum. Gerçi onlar puta, güneşe, aya tapmazlar. Ancak amelleriyle riyakârlık yaparlar.” (3)

O halde riya; yapılan bir iş, ibadet ve iyilik gibi bir takım salih amelleri, Allah rızasını kazanma gayesi dışında gösteriş, menfaat, saygı, makam ve mevki, şöhret için yapmaktır. Bu şekilde ortaya konan tavır ve hareketler aynı zamanda yapılan ibadet ve güzel amellerin sevabını da yok etmektedir. Cenab-ı Hak bu konuyla ilgili olarak şöyle buyurmuştur: “Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar namazlarını ciddiye almazlar. Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar.” (4) Sevgili peygamberimiz (S.A.V)’ de bir hadislerinde “Kıyamet gününde amelini gösteriş için yapan kimselere sevabınızı gidin kime gösteriş yapmışsanız onlardan alın denilecek” buyurmuştur.(5)

Kıymetli Mü’minler!

Riya; aynı zamanda ikiyüzlülüğün bir neticesi olarak da, insanı kişiliksizleştiren kalbe ait manevi bir hastalıktır. Eğer tedavi edilmezse, insanı manen bitirir, mahveder ve onu ateşe atar. Sevgili Peygamberimiz bu üzücü durumu bir hadislerinde: “Ahirette kahraman desinler diye savaşanların, cömert desinler diye infak edenlerin, alim desinler diye ilim öğrenen ve öğretenlerin, güzel okuyor desinler diye Kur’an okuyanların sürüklenerek cehenneme atılacaklarını” bildirmiştir. (6)

Aziz Cemaatim!

Riyakârlık hastalığından kurtulmanın yolu, nefsimizi terbiye edip, niyetlerimizin bir muhasebesini yaparak, gösteriş kokusu taşıyan tutum ve davranışlardan şiddetle kaçınmaktır. Cenab-ı Hak bizleri bu durumlara düşmekten muhafaza ve emin eylesin, rızasından ayırmasın. Ne mutlu ihlâs ve samimiyetle, gösterişten uzak bir şekilde kulluğunu yürütebilenlere,

Konuya Öncülük Eden Aramalar:

Kategori: Hutbeler

Yorum Yazın




Yukarı